Ticaret Savaşları, Ticari Politik Önlemler ve Menşe Uygulamaları Paneli Gerçekleşti  

19 Kasım 2018 / Pazartesi | Görüntülenme : 675

Ticaret Savaşları, Ticari Politik Önlemler ve Menşe Uygulamaları Paneli Gerçekleşti

İGMD ile İTO 25 No.lu Gümrük Müşavirleri Meslek Komitesi’nin organize ettiği “Ticaret Savaşları, Ticari Politik Önlemler ve Menşe Uygulamaları Paneli’’ İTO Meclis Salonu’nda 19 Kasım Pazartesi günü gerçekleşti. Açılış konuşmalarını İTO Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Şekib AVDAGİÇ, Ticaret Bakanlığı Bakan Yardımcısı Sayın Gonca YILMAZ BATUR’un yaptığı panelin oturum başkanlığını Başkanımız Sayın Serdar KESKİN yaptı.

İTO 25 No.lu Gümrük Müşavirleri Meslek Komitesi Üyesi Sayın Mehmet Metin KORKMAZ, Genel Sekreterimiz Sayın Ziya AKGÜN, İstanbul Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürü Sayın Mehmet HATİPOĞLU, Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı Sayın Halit HANOĞLU, Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürü Sayın Ahmet Erkan ÇETİNKAYIŞ panelist olarak yer aldı.

İTO Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Şekib AVDAGİÇ açılış konuşmasında ticaret savaşlarıyla ülkelerin liberal mi korumacılık mı politikasını izleyeceğini net bir şekilde ortaya koyacağını belirtti. Tarihinin 16. yy. dayandığı korumacılık politikasının ABD Başkanı Trump’ın çıkışıyla tekrar hortlamış olmasının dünya için ciddi tehlike oluşturduğuna dikkat çeken AVDAGİÇ, sözlerine şöyle devam etti: “ABD’nin Çin’e karşı uyguladığı korumacılıkla başlayan Ticaret Savaşları’nın dünya ekonomisine vereceği zararlardan dönmek çok kolay olmayacaktır. 47. Dünya Ekonomik Forumu’nda ‘Tüm dünya olarak kader birliği içindeyiz, tüm ülkeler birbirine bağımlı, bu ticarî savaşın galibi olmaz.’ diye Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, serbest ticaret yönünde görüş bildirdi. Ülkelerin açık küresel ekonomik sisteme kendilerini adaması gerektiğini belirten Şi Cinping ‘Yerli ekonomiyi korumaya yönelik ekonomik politikalar uygulamak tıpkı kendini karanlık bir odaya kilitlemek gibidir. Rüzgar ve yağmur dışarıda tutulsa da içeri ışık ve hava girmez. Bir ticaret savaşının kazananı olmaz.’ dedi. Evet, yerli ekonomiyi güçlendirmeliyiz ama rüzgar ve yağmurun önünü kesip ekonominin ışık ve hava almasını da önlemeyelim. Dünya ticaretinin dağılmasına engel olmalıyız. Herkes ırmağın kollarını engellemeye, durdurmaya ve okyanusa çıkmasını engelleyerek küçük çaylara ve göllere akmasına çaba gösteriyor, bunun işlemesi mümkün değil.”

Ticaret Bakanlığı Bakan Yardımcısı Sayın Gonca YILMAZ BATUR da konuşmasında şunları dile getirdi: “Ticaret Savaşlarının en önemli muhatabı olan Çin’in 5-10 Kasım 2018 tarihinde ‘Çin Uluslararası İthalat Exposu’ düzenledi. Dünyanın en büyük ihracatçı gücü olan Çin’ dir. Özellikle son iki senedir kendini iyice ortaya koyan korumacılık, DTÖ kuralları doğrultusunda dengeli, disiplinli yapılmalı. ABD, DTÖ kanalıyla yaptığı korumacılığı artık doğrudan yapmakta. Uzlaşma çabalarımıza rağmen ABD, çeliğimize %50 oranında gümrük vergisini arttırdı. Biz de ABD menşeli 22 ürün için korumacılık uygulayarak karşılık verdik. DTÖ’de ABD’nin ticareti engelleyen politikalarını dava konusu yaptık.”

İTO 25 No.lu Gümrük Müşavirleri Meslek Komitesi Üyesi Sayın Mehmet Metin KORKMAZ; bir tarafta kolay, hızlı ticaret bir tarafta da korumacı bir ticaret, dünya ticaretinin rotasını oluşturma da önemli bir çelişki olduğunu belirtip sözlerine şöyle devam etti: “ NEREYE KADAR KORUMACILIK olmalı, yoksa alenen artık ülkeler arasında TİCARET SAVAŞLARI mı başlamıştır? 21-22 Temmuz 2018’de Arjantin’de düzenlenen G20 Zirvesi’nin de Ticaret Savaşları artık alenen ifade edilmeye başlanılmıştır. Tüm dünya ile birlikte, başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere, bu operasyona maruz kalan ülkelerin, ilave gümrük vergileri, ek mali yükümlülükleri, kotaları vb araçlarla gümrük duvarlarını yükselterek savunma hattını korumaya çalışmalarını hepimiz yakından takip ediyoruz.

Gümrük Müşavirlerinin görevinin ticareti kolaylaştırmak olduğu belirten Genel Sekreterimiz Sayın Ziya AKGÜN; hem ticaret erbabının hem de ulusal güvenlik çıkarlarını koruduklarını dile getirdi. AKGÜN sözlerine şöyle devam etti: “Korumacılık özellikle ekonomik kriz dönemlerinde artış göstermiştir. Ülkeler yerli üreticilerin zarar görmesini engellemek amacıyla çeşitli politikalar uygulamak. Amaç; benzer veya doğrudan rakip mallar üreten yerli üreticinin ithalattan zarar görmesini engellemektir. Ticaret Savaşlarında ülkelerin en çok sorduğu soru ‘İthalat nasıl engellenir, yönü nasıl değiştirilir, nasıl dengelenir ve nasıl kontrol altına alınır?’ Ülkemizde bu savaşta doğru cevaplarla doğru politikalar uygulama çabasındadır.”

Ayrıca Genel Sekreterimiz Sayın Ziya AKGÜN’ün sunumundan alıntılar:

  • “ Son üç yılda 4718  yayınlanan yeni mevzuat ve bu mevzuatta yapılan 2848 değişiklik Gümrük Müşavirlerince incelendi  ve uygulanmasında iş dünyasına rehberlik yapıldı
  • Güncel Mevzuat WORD Belgesi olarak 3,21 GB alan kaplamaktadır.
  • Her gün Resmi Gazetemizde ve ilgili Bakanlıkların WEB sitelerinde Dış Ticaret ve Gümrük Uygulamaları ile ilgili düzenlemeler yayınlanmaktadır.
  • İş Dünyasına Gümrük ve Dış Ticaret Uygulamalarıyla İlgili Hak ve Yükümlülükleri Gümrük Müşavirleri tarafından bildirilmektedir.

Megan Montgomery ABD Gümrük Müşavirleri Derneği Başkan Yardımcısı Makalesinde küçük bir alıntı.

  • Gümrük Müşavirlerinin görevi ticareti kolaylaştırmaktır. Bizler her gün çeşitli şekil ve rollerde hem müşterilerimize hem de ulusal güvenlik çıkarlarına hizmet etmekteyiz. Ticaret Politikası önlemlerinin çeşitlendiği ve arttığı günümüzde ticaretteki isimsiz kahraman unvanımız biraz daha ilgi ve övgüyü hak etmektedir.
  • Gümrük Müşavirleri  müşterilerine ihtiyaç duydukları hizmetleri yasalara uygun olarak ne zaman, nerede ve nasıl istenirse o şekilde sunmak için vardır. Dış Ticaret Politikası önlemleri  sürekli olarak devinmekte ve bizler de Dış Ticaret Şirketlerinin  ekibinin bir parçası olarak  Gümrükle ilgili kurumumuzla birlikte sahada ve ön saflardaki uygulamanın bir parçası olmaktan ve yine aynı şekilde ulusal güvenlik çıkarlarının korunmasında yer almaktan gurur duymaktayız.

Korumacılık özellikle ekonomik kriz dönemlerinde artış göstermektedir.

Korumacılığın genel olarak arttığı dönemsel durumlara ek olarak ülkeler, yerli üreticilerin zarar görmesini engellemek amacıyla ticaret politikası önlemleri uygulamaktadır.

Amaç; Benzer veya doğrudan rakip mallar üreten yerli üreticinin ithalattan zarar görmesini engellemektir.”

Şeklindedir.

Ticaret Bakanlığı İstanbul Bölge Müdürü Sayın Mehmet HATİPOĞLU konuşmasında, "Dünya serbest ticaret ile devam ederken birden ticaret savaşları ve gümrükler ile karşılaşmaya başladı. Gümrük idareleri temel bir işlev gören bir hale geldi. AB gibi dünyanın değişik bölgelerinde rüzgarlar esmeye başladı. Ülkemizin ticaret politikasının temeli Gümrük Birliğine dayanıyor. Eşyanın menşe bilgisi gümrük rejimi, anti damping gibi unsurlar önem taşır. İlave gümrük vergisi kapsamında menşe uygulamaları giderek önem kazanır. İşlemler konusunda sıkıntılarda, güzel şeyler de olabiliyor. Merkezde belirlenen politikalarda gümrük idarelerine fazla yük olmayacak kararlar alınmalı." şeklinde konuştu.

‘Savaş varsa zarar vardır’ diye konuşan Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı Sayın Halit HANOĞLU, ülkeleri uzlaşmaya davet etti. Uluslararası ticaret arz ve talebin karşılandığı uzlaşma alanı olmalı diyen HANOĞLU sözlerine şöyle devam etti: “Ticaret Savaşlarının açtığı mağduriyetleri gidermek kamu otoritesinin görevlerindendir. Uzlaşma alanı dediğim alanda, uzlaşmayı engelleyecek noktaları bertaraf etme noktasında savaşalım. DTÖ ve DGÖ; ülkelerin politikalarının genel çerçevesini çizerken, Avrupa Birliği gibi bölgesel yapıları da içine alarak ABD’nin baskısıyla görülmeyen vergi, menşe ve tarife engellerini çıkarmaya başladı. Yerel üretimler desteklenmeye çalışıldı. Yerel ne kadar desteklense de korumacılık dünya ticaretini her geçen gün daraltmakta.”

Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürü Sayın Ahmet Erkan ÇETİNKAYIŞ ise konuşmasında şunları dile getirdi: “Ülkemiz bir takım anlaşmalarla belli taahhütler altına girmiş durumda. DTÖ’ye üye olurken ekteki bütün anlaşmalar imzalanıyor. Bu anlaşmalarda vergilerin mümkün olduğunca düşük tutulmak istendiğini görüyoruz. Gümrük Birliği anlaşmasında sanayi ürünlerinde vergiler çok düşük. Pazarımız ithalata çok açık bir durumda. Fiili koruma oranları da çok düşük. Böyle olunca yerli sanayimiz ithalata karşı gerekli tedbirlerin alınması için bize başvuruyor. ABD oyunun kurallarını değiştirmeye çalışıyor. 2008 yılında demir çelik ürünlerinde koruma önlemleri aldı. ABD bu uygulamalarla DTÖ anlaşmalarını ihlal ettiği için dava ediliyor ve kaybediyor. ABD buna karşın temyiz organları üyelerinin seçimini engelliyor. Bu da fiili olarak davaların bitmesi demek. Ulusal güvenlik argümanıyla ek vergi almaya başladı.

ABD’nin Çine karşı başlattığı bu savaş zincirleme olacak. Yüzde 5.2 idi geçen yıl dünya ticaret büyümesi bu yıl 4.2 seneye 4 olacağı öngörülüyor.  Biz de yerli sanayimizi korumaya çalışıyoruz kurallara uygun olarak.

En çok Çin, Hindistan, Tayland, Tayvan, Endonezya ve Vietnam gibi ülkelere karşı önlem alıyoruz Menşe ayrımı yapmadan yaptığımız önlemler de var. Bunda dünyada 3. sıradayız. İlave gümrük vergisine 2011 tekstil hazır giyimle beraber başladık.  Yerli üretimi desteklemek içim tarife kontenjanları uygulanıyor.”

Yoğun talep gösterilen panelde konuşmacılara günün anlam ve önemine ithafen plaket takdim edildi. Başkanımız Sayın Serdar KESKİN de Bakan Yardımcımız Sayın Gonca YILMAZ BATUR’a bir plaket takdim etti.

İstanbul Gümrük Müşavirleri Derneği

Yönetim Kurulu

  Sosyal Medya