İdarenin Yazılı Olmayan İrade Açıklaması: “Zımni Red’’  

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, idari başvurular karşısında idarenin sessiz kalmasını “zımni (cevap vermemek suretiyle örtülü şekilde) red” şeklinde nitelenen bir idari işlem olarak değerlendirmektedir. Zımni red işlemine karşı dava açma hakkı, idarece başvuruya cevap verilmeyerek mükellefin dava hakkının sürüncemede bırakılması riskine karşı getirilmiş bir yasal düzenlemedir.

İdari başvurulara karşı idarenin karar alması gerektiği Kanunen düzenlenmiş bir yükümlülük olsa da idare tarafından bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hukuki bir boşluk doğurmuş ve Zımni Red müessesesi,  idari başvurularımızda önemli bir rol almıştır. Zımni Red hakkı her ne kadar yükümlüye verilen seçimlik bir dava açma hakkı olsa da,  idare bu hakkın kullanılması neticesinde açıkça karar vermekten kendini muaf hissederek, taleple ilgili bir hiçbir karar vermemeyi tercih edebilmektedir.  

Zımni red aksi kanunlarla öngörülmedikçe geçerliliği bulunan bir müessesedir. Şöyle ki;

4458 Sayılı Gümrük Kanunu 6. Maddesinin ikinci fıkrası,

            2.’’Karar alınması talebinin yazılı olarak yapılması gerekir. Gümrük idareleri, söz konusu talebe ilişkin başvurunun kendilerine ulaştığı tarihten itibaren 30 gün içinde karar alırlar. Verilen kararlar başvuru sahibine yazılı olarak tebliğ edilir.

Ancak, gümrük idareleri tarafından bu süreye uyulması mümkün değilse, belirtilen süre aşılabilir. Bu durumda, söz konusu idareler, yukarıda belirlenen sürenin dolmasından önce başvuru sahibine süre aşımını haklı kılan gerekçeler ile talep hakkında karar vermek için gerekli gördükleri ek süreyi de belirterek bilgi verirler. ‘’ hükmü amirdir.

 

            Aynı Kanunun 242 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları,

“1. Yükümlüler kendilerine tebliğ edilen gümrük vergileri, cezalar ve idari kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir üst makama, üst makam yoksa aynı makama verecekleri bir dilekçe ile itiraz edebilir.

2. İdareye intikal eden itirazlar otuz gün içinde karara bağlanarak ilgili kişiye tebliğ edilir.” hükmünü amirdir.

 

Bu nedenle, Gümrük Kanununun 242 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca yapılan itirazların, aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca gümrük idareleri tarafından 30 gün içinde karara bağlanarak ilgili kişiye tebliğ edilmesi gerekir.’’ Hükmü amir olup 30 gün içerisinde cevap verilmemesi halinde Zımni Red işlemine karşı dava açma hakkı doğacaktır.

Bu hükümlere göre, Gümrük Kanununda öngörülen idari itiraz prosedürü tamamlanmadan idari yargı yoluna başvurulamayacağı gibi, yükümlülerin itiraz başvurularının bir üst makamca otuz gün içinde karara bağlanarak sonucunun ilgilisine tebliği yasal bir zorunluluk olduğundan; bu sürenin cevapsız geçirilmesi halinde, idari başvuruların zımnen reddedildiğinin kabulü zorunludur. Aksi halde, idari başvuruların cevap verilmemek suretiyle sürüncemede bırakılması ve dolayısıyla, hak arama özgürlüğünün kısıtlanması sonucu doğuracak uygulamaların ortaya çıkması kaçınılmazdır.

Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 7’inci maddesinin 1.fıkrasında, dava açma süresinin, özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu hükmü yer almaktadır.

Bu nedenle, Gümrük Kanununa göre yapılan vergi tahakkukları ve para cezaları ile ilgili olarak idari davaya konu olabilecek işlemlerin oluşumunun yukarıda açıklanan başvuru usulleri ve sürelerinin, özel kanun niteliği taşıyan 4458 sayılı Gümrük Kanunu hükümlerine göre, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde ise , genel Kanun niteliği taşıyan 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanununun 7’inci ve 10’uncu madde hükümlerine göre belirlenmesi gerekmektedir.

İdarenin sükûtu karşısında izlenecek usule dair 4458 sayılı Kanunda herhangi bir düzenleme bulunmadığından, 2577 sayılı Kanunun ilgili madde hükümlerine göre işlemlerin tesis edilmesi gerekmektedir.

2577 Sayılı Kanunun “İdari makamların sükutu” başlığını taşıyan 10. Maddesinde;

Madde 10‘’1. İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler.

 2. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler. ‘’ denilmektedir.

Zımni Red işlemine karşı dava açma hakkı, yükümlüye tanınan ihtiyari (isteğe bağlı) bir seçimlik haktır. Yükümlü idarenin sükûtu karşısında konusuna göre ilgili mahkemeye başvurabileceği gibi kesin cevabı da bekleyebilir. Bu bağlamda, zımni red işlemine karşı dava açılması zorunlu değildir.

Genelge No: 2014/26 (İdari İtirazların Cevaplandırılması hk.) Altı aylık süre içerisinde cevap verilememesi durumu başlığı altında ‘’Altı aylık süre içerisinde cevap verilememesi durumu Ek süre kullanılmasına rağmen altı ay içinde cevap verilemediği ve yükümlü tarafından da dava yoluna başvurulmadığının tespit edildiği durumlarda, yükümlüye herhangi bir tebligat yapılmaksızın, Gümrük Genel Tebliği (Tahsilat İşlemleri) (Seri No:2) hükümleri çerçevesinde işlem yapılır.’’ Hükmünü düzenlemiştir. İdarenin sessiz kaldığı veya karar alma süresini uzatıp 6 ay içerisinde itiraz hakkında bir karar vermediği başvurular için, ilgili mükellef tarafından dava açılmamış olması halinde bu madde hükmüne istinaden gümrük idareleri tarafından itiraz konusu ek tahakkuk veya para cezaları vb. kararlar kesinleşmiş  kabul edilerek, 6183 Sayılı Yasa’ya göre Ödeme Emri çıkarıldığı uygulamadan bilinmektedir.

 Bu maddeye göre işlem yapılacağı yolundaki düzenlemenin, idarenin, Gümrük Kanununun 242’nci maddesinin 2’nci fıkrası uyarınca itirazları otuz gün içinde karara bağlayarak ilgili kişiye tebliğ etme zorunluluğu karşısında, Kanuna uygun olmadığına karar verilerek Danıştay Yedinci Daire’nin E:2016/7282 sayılı, 12.12.2016 tarihli Kararı ile yürütmesi durdurulmuştur. Her ne kadar yürütmesi durdurulmuş olsa da maalesef muhtelif gümrük idareleri tarafından aynı maddeye istinaden düzenlenen Ödeme Emirleri mevcuttur.

Yukarıda izah edilen hükümler, idare hukuku ilkeleri, Danıştay Kararları da dikkate alındığında Zımni Red müessesesine konu olabilecek idari başvurularda aşağıda belirtilen hususların dikkate alınması gerekir.

 

ZIMNİ RED İŞLEMİNE KARŞI DAVA HAKKININ KULLANILMASI

  1. İdareye yapılan başvurulara 30 gün içerisinde cevap verilmez ise Zımni Red işleminin oluştuğu kabul edilebilecektir. 2577 sayılı Kanundaki 60 günlük süre genel bir süre olup özel kanun olan 4458 sayılı Kanunda ki 30 günlük süre dikkate alınarak süre hesabı yapılması ve aksiyon alınması gerekir.
  2. 30 gün içerisinde cevap gelmez ise vergi mahkemesine 30 gün içerisinde başvurulması gerekmektedir. Sürenin başlangıcında itiraz dilekçesinin, itiraz merciinin kayıtlarına girdiği tarih dikkate alınmalıdır. İtiraz merciinden 30 gün içerisinde yanıt gelmemesi halinde, ilk 30 günün bittiği tarihte zımni reddin oluştuğu kabul edilerek, ondan sonraki dava açma süresi olan 30 gün içinde dava açılabilir. Bir diğer deyişle, itiraz dilekçesinin itiraz merciinin kayıtlarına dahil edildiği günden sonraki 60. Gün geçmeden dava açılabilir.
  3. İtiraz merciinden, itiraz tarihinden sonraki 30 gün içinde 4458 Sayılı Yasa’nın 6/2 maddesi uyarınca bir süre uzatım yazısı gelmişse, yazılarda genelde 2577 Sayılı Yasa’nın 10/2. Maddesinde belirtilen azami 6 aylık sürenin sonu hangi güne denk geliyorsa, karar alma süresinin o tarihe kadar uzatıldığı bildirilmektedir. Mükellef zımni redde karşı dava açmayıp, 6 aylık süreyi beklemek ve itirazın reddine karar verilirse açık ret işlemine karşı dava açmak istiyorsa, itiraz dilekçesinin kayda girdiği tarihten sonraki 6 aylık sürenin bittiği tarihe kadar bekleyebilir. Ancak bu tarihe kadar yine bir karar gelmezse, 6 aylık sürenin dolduğu tarihten sonraki 30 gün içinde Vergi Mahkemesinde yine zımni red işlemine karşı dava açma yoluna gidilmelidir.
  4. Zımni Red davası açıldıktan sonra idareden gelecek ret kararına karşı ayrıca bir dava açılması gerekmemekte, zımni redde karşı açılan davayı gören Mahkemeye bir dilekçe ekinde sunularak Mahkemenin bilgilendirilmesi yeterli olabilmektedir. Uygulamada Zımni Red işlemine karşı açılan dava asıl dava olarak görülmekte ve zımni redde karşı açılan davada verilecek mahkeme kararı ihtilafın çözümü için bağlayıcı olmaktadır.
  5. 6 aylık bekleme süresi geçtiği ve itiraz merciinden karar gelmediği halde dava açmayıp karar bekleyen mükellefler, itiraz merciinden sözgelimi itiraz dilekçesinin kayıtlara dahil edildiği tarihten 8 ay, 10 ay sonra açık bir ret kararı verilerek ilgili gümrük idaresi tarafından tebliğ edilmesi halinde, açık ret kararının tebliğ tarihinden sonraki 30 gün içinde dava açma hakları her zaman mevcuttur. Bu durumda zımni red işleminin veya 6 aylık sürenin tartışılmasına gerek kalmayacaktır. Ancak, itiraz merciinin 6 aylık süre geçtikten sonra itirazla ilgili hiçbir karar vermeme ihtimali karşısında böyle bir yola gitmek son derece risklidir ve mükellefin Ödeme Emriyle karşı karşıya kalarak mağduriyet yaşaması tehlikesi altında kalacağı uygulamadan bilinmektedir.  

2577 sayılı Kanunun 7.Maddesi gereği; Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür.

2576 SAYILI BÖLGE İDARE MAHKEMELERİ, İDARE MAHKEMELERİ VE VERGİ MAHKEMELERİNİN KURULUŞU VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN 6.Maddesi gereği; Gümrük Vergilerini içeren Ek Tahakkuk Kararları ve İdari Para Cezaları  gibi yaptırımlar Vergi Mahkemelerinin konusudur.

Vergi Mahkemelerinin görevleri: Madde 6 –

a) Genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davaları,

b) (a) bendindeki konularda 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasına ilişkin davaları,

c) Diğer kanunlarla verilen işleri, Çözümler.

 

İDARENİN KARAR ALMA SÜRESİNİ UZATMASI HALİ

  1. İdarenin karar alma süresini uzatması halinde bu tarihin  dilekçenin kayda girdiği tarihten 6 ay sonrasını geçip geçmediği  kontrol edilmelidir. Zira, 2577 Sayılı Kanun’un 10/2 maddesi, “Cevap bekleme süresi 6 ayı geçemez” hükmünü amirdir.
  2. Mükellefin, idarenin vereceği cevabı bekleme hakkı olmakla birlikte, süre uzatım yazısıyla verilen cevabın kesin bir cevap olmaması sebebiyle Zımni Reddin oluştuğu kabul edilerek, itiraz konusu işlem davaya  konu edilebilir.
  3. İtiraz dilekçesinin kayda girdiği tarihten itibaren bekleme süresi 6 ayı geçemeyeceğinden, her ne kadar 2014/26 sayılı Genelgenin 6 ay içerisinde dava yoluna gitmeyen yükümlüye tebligat yapılmaz hükmünün yürütmesi durdurulmuş olsa da, muhtelif gümrük idarelerince söz konusu yürütmenin durdurulması kararına aykırı işlemlerin halen yapılabildiği uygulamadan bilindiğinden, itiraz dilekçesinin kayıtlara girdiği tarihten sonraki ilk 30 günün bittiği tarihten sonraki 30 gün (toplam 60 gün) içinde zımni redde karşı dava açılmıyorsa, itiraz merciinden azami bekleme süresi olan 6 aylık sürenin dolduğu tarihe kadar bir karar gelmezse, 6 aylık sürenin bittiği tarihten sonraki 30 gün içinde dava açılması yoluna gidilmelidir. Aksi durumda daha geç açılacak davaların süresinde olmadığından reddedilme riski mevcuttur.

 

Bu nedenlerle, 2577 Sayılı Kanun hükümlerine göre dava açma sürelerini kaçırmamak ve itiraz konusu işlem hakkında itiraz merciinin vereceği kararı beklemeden zımni redde karşı dava açma hakkını kullanmak isteyen yükümlünün izleyeceği usullerde 4458 Sayılı Kanundaki 30 günlük karar alma süresini dikkate alarak, itiraz dilekçesinin itiraz merciinin kayıtlarına dahil edildiği tarihten sonraki 30 günü takip eden 30 gün içerisinde (toplam 60 gün geçirilmeden) vergi mahkemesinde dava açması en doğru ve riski en düşük karar olacaktır.

 

 

Duygu ŞENEL

Gümrük Müşaviri

          

 Kaynakça;

- 4458 Sayılı Gümrük Kanunu

-2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu

-2576 Sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri  Hakkında Kanun

-2014/26 sayılı Genelge

-Danıştay 7. Daire’nin E:2016/7282 sayılı, 12.12.2016 tarihli yürütmenin durdurulması kararı.