Panorama  

Panorama

Prof.Dr. Şükrü Kızılot'un bir yazısında anlattığı olaya göre; Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan ve Resmi Gazete'de yayınlanan bir yasanın yürürlük tarihinin belirtilmesi unutulmuş. Yasadan etkilenenlerin aramalarıyla ilgili bürokratların telefonları kilitlenince, bir arayış başlamış. 

Hocaya danışmışlar, öneriler de getirmişler:'Hocam, diyorum ki, yasanın ne zaman yürürlüğe gireceğine dair tek maddelik yasa tasarısı hazırlansın; yayınlanır, sorun çözülür.' Diğeri itiraz etmiş: 'Olur mu kardeşim. Millete rezil oluruz.' 

Hukuk Müşavirliğine danışılınca öğrenilmiş ki, 1928 yılında çıkan 1322 sayılı bir yasa varmış. O yasada; 'Bir kanunda yürürlük tarihi yazılı olmazsa, o kanun Resmi Gazete'de yayınlandıktan 45 gün sonra yürürlüğe girer.' yazılıymış.Sorun çözülmüş.

Gümrük rejimlerinin ekonomik etkilerine göre mevzuatta yazılı sınıflandırması yer aldığı gibi, gümrük idarelerinin bizatihi varlığının da bulunduğu yöreye, yazılı olmayan sosyal etkilerinin olduğu bir gerçek. Özellikle sınır bölgelerinde yaşayan halkın ve ticaret erbabının dış ticarete yöneliminin doğru istikamette seyretmesi, gümrük otoritelerinin eğitici ve yol gösterici öncülüğüne de bağlıdır. 

AB üyesi iki ülkeye; Bulgaristan ve Yunanistan’a komşu olan Edirne esnafı, bu ülkelerde yerleşik kişilerin motorlu araçlarını, tarım makinelerini ve bunların parçalarını tamir amaçlı olarak ülkemize getirmek istediğini; söz konusu eşyaların tamir ve bakım işlemlerinin hem ülkemize döviz kazandıracağını, hem de Edirne esnafının kazançlı çıkacağını ancak, gerek gümrük işlemlerinin karmaşıklığı, gerekse söz konusu işlemler için teminat verme zorunluluğu nedeniyle işlemlerin gerçekleştirilmesinde sorunlar yaşadıklarını belirterek çözüm talep etmişler. 

Sonuç olarak, Gümrükler Genel Müdürlüğü de 2006/12 sayılı Dahilde İşleme Rejimi Tebliğinin 14. maddesinin (d) bendi kapsamında yapılacak işlemin sözlü beyanının mümkün olduğu; teminatın ise Ticaret Odası veya Sanayi Odasınca verilecek toplu teminat ile karşılanmasını talimatlandırmış. Daha rekabetçi firmaların oluşumunda gümrük idarelerinin yapıcı desteğinin önemi yadsınamaz.

Yetkilendirilmiş Yükümlü Sertifikası başvurusu yapabilmek için gerekli koşullardan biri de, Avrupa Akreditasyon Birliği’nin karşılıklı tanıma anlaşmalarına imza atmış (akredite edilmiş) kurumlar tarafından düzenlenen, ISO 9001 ve ISO 27001 sertifikalarına sahip olmalarıdır. Belirli bir faaliyetle ilgili kalite yönetim sisteminin oluşturulduğu ve yerine getirilmesi gereken şartların tanımlandığı ISO 9001 belgesi sahibi bir çok firma bulunmakla birlikte, bilgi güvenliği yönetim standardını tevsik eden ISO 27001 belgesine sahip firma sayısının son derece sınırlı olduğu anlaşıldı.

Ülkemizin kalburüstü firmalarının “bilgisayar sistemini yetkisiz girişlerden korumaya ve verilerini güvenceye almaya yönelik” standart belirlemeyle ilgili isteksiz davranmış olmasının nedenini bilmiyorum ama giderilmesi gereken bir eksiklik olsa gerek. Çünkü firmaların bilgi güvenliği aynı zamanda onlarla işbirliği yapan paydaşlara ilişkin bilgilerin de güvenliğini kapsıyor.

Ancak Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu tarafından hazırlanan ve basına da yansıyan rapor, kamusal nitelikteki bazı alanlarda da bilgi güvenliği endişesi yaratıyor:

• 50 milyon kişinin tüm adres ve kimlik bilgileri, “talep eden” siyasi partiye veriliyor. Paylaşılan elektronik ortamdaki verilerin çoğaltılmasını ve başkalarıyla paylaşılmasını engelleyecek hiçbir mekanizma yokmuş,
• 9 yaşın üzerindeki 68 milyon kişinin kimlik fotokopileri de GSM şirketlerinin ellerindeymiş,
• Kamu tarafından İnternet üzerinde gizli tutulması gereken bilgiler için verilen şifreler “1111, 0000, 1234” gibi herkesin ilk aklına gelecek türden şifrelermiş. 

Kişisel bilgilerin her alanda güvenliğe ihtiyacı olduğu anlaşılıyor… 

4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu eki (I) sayılı listenin (A) ve (B) cetvellerinde yer alan eşyalar hakkında ortaya çıkan vergi kaçakçılığı riskini önlemek amacıyla 21.11.2013 tarihli,28835 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Gümrük Yönetmeliği değişikliklerinden biri de,493.maddenin 6.fıkrasıyla ilgilidir. Söz konusu yönetmelik maddesi değişiklikten önce;“4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu eki (I) sayılı listede yer alan eşyaya ilişkin kamu alacaklarını” da kapsamakta iken, değişiklikle; 

"Götürü teminat, eşyanın gümrükçe onaylanmış işlem veya kullanıma tabi tutulmasına ilişkin tüm kamu alacakları için geçerlidir. Ancak, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun eki (I) sayılı listede yer alan eşyaya ilişkin kamu alacakları için götürü teminat uygulamasından yararlanılmaz." hükmüne dönüştürülmüştür.

Ancak uygulamanın Yasanın da amaçlamadığı düşünülen sonuçlarından biri, yükümlülerin aynı eşya için iki kez teminat vermek zorunda kalmaları olmuştur. ÖTV Kanunu’nun (I) sayılı listesinde yer alan eşyalarını antrepolara koymak isteyen yükümlüler, antrepo beyannamesi oluşturabilmek için bir teminat vermekte; antrepo rejimi sona ermeden serbest dolaşıma giriş beyanında bulunulduğundan aynı eşya için bu kez serbest dolaşıma giriş rejiminin gereği olarak bir kez daha teminat verilmesi zorunluluğu doğmaktadır. 

Aynı teminatın her iki rejim için de kullanılmasını sağlayacak bir düzenleme, sapla samanın karışmasını da önleyecektir. 

Eşyanın 69.11 tarife pozisyonunda yer alan porselenden mi, yoksa 69.12 yer alan seramikten mi olduğunun tespiti için; alttan çakmak yakıp, üstten ışığı görmeye çalışmak eski bir Türk muayene geleneği olup,isabet yüzdesi oldukça yüksektir. 

Çift Kullanımlı Malzeme ve Teknolojilere Dair Nihai Kullanım Sertifikalarının Kayda Alınmasına İlişkin İthalat (2013/12) sayılı Tebliğ’de yer alan hükümlere göre; Wassenaar Düzenlemesi çerçevesinde yer alan ve hem ticari kullanıma hem de nükleer amaçlı kullanıma elverişli eşyalarla ilgili ithal şahadetnamesi onaylatılması ve nihai kullanım sertifikasının kayda alınmasının ya da;

Çift Kullanımlı ve Hassas Maddelerin İhracatının Kontrolüne İlişkin Tebliğ (2003/12) hükümlerine göre aynı düzenleme çerçevesindeki eşyaların ihracı için nihai kullanım sertifikasının kayda alınması ya da (96/31) sayılı Tebliğ kapsamında ön izin düzenlenmesinin,söz konusu eşyalarla ilgili mevzuatın öngördüğü temel gümrük işlemleri olduğu biliniyor.

Dış Ticaretin en barışçıl mevzuatı gibi.

‘Nükleer ve Nükleer Çift Kullanımlı Eşyaların İhracatında İzne Esas Olacak Belgenin Verilmesine İlişkin Yönetmelik’in 1.maddesinde amaç; ‘nükleer silahların yayılmasının önlenmesi amacıyla İzne Esas Olacak Belgenin verilmesine ilişkin esasları belirlemek’ olarak düzenlenmiştir.

Çift kullanım meselesini henüz kafamda oturtamamışken, şimdi de 3D yazıcılarla ilgili tartışmalar ve uyarılar başladı.

ABD’de bir şirket 3D yazıcıları kullanarak sert plastikten silah üretimi gerçekleştirip bir de gerekli dosyaları internet ortamında paylaşıma açınca, devlet yetkilileri müdahale edip silinmesini sağlamışlarsa da,çeşitli internet siteleri aracılığı ile dosyaların binlerce kişi tarafından paylaşılmasına engel olamamışlar.

 

Diğer taraftan aynı 3D yazıcı, solunum yetmezliği çektiği için aylarca yoğun bakımda kalan bir bebeğin hayatını kurtarmış. Biyomedikal mühendisi olan bir Profesör, 3D yazıcıyla, havayolunu açık tutmaya yarayacak, elektrikli süpürge hortumuna benzeyen küçük bir implantı hazırlamış ve bebeğin rahatça nefes almasını sağlayarak hayata tutunmasını sağlamış. Çift kullanımlı karakterine rağmen,3D yazıcılar yakın bir zamanda hevesli girişimcilerin ve özel hayatın bir parçası olacak gibi görünüyor.

G.T.İ.P.İ ‘i neymiş acaba? 

Meraklısına:
“Bilirsin, dedi sonra;böyle küçük yerlerde canları sıkıldı mı insanlar ikide bir otu boku bahane ederek birbirlerine küserler.Ortada dişe dokunur bir bahane bulamazlar da naçar kalırlarsa,senin tavuk bizim avluya niye girdi diye küserler mesela.Yahut,bizim evin önünden geçerken eşeğin her defasında anırıyor,onu kasten sen anırtıyorsun diye küserler.Küsmek başka,barışmak başka bir kuvvet kazandırır onlara.Bu amaçla küsüp bu amaçla barıştıklarını bilmezler tabii,zerre kadar farkında değillerdir bunun.Fakat solucan gibi cansız kaldıklarında,konu komşuya küsmek için gözleri feldir feldir bahane arar…”

(Hasan Ali TOPTAŞ-HEBA-İletişim Yayınları-2013)

FERİDUN CEMAL İNAL
GÜMRÜK MÜŞAVİRİ