"Bir Devlet ki! Gümrük işlerini, vergilerini, ülkenin ve milletin ihtiyaçlarına göre düzenlemekten alı konulmuştur. Böyle bir devlete elbette bağımsız devlet denemez."

Bolu Çalıştayından İzlenimler...

Tarih: 10.09.2013 08:52:00 - Görüntülenme: 343

Gündem dahilin de yapılan görüşmelerden edindiğim izlenimlerimi üyelerimizle ve kendilerini doğrudan ilgilendiren iş dünyamız ile bilgi paylaşımda bulunmanın yararlı olduğuna inanıyorum. 



Birinci gün oturumlarının ilkinde Gümrük Kanununa 6455 sayılı Kanunla yapılan değişikliklerin özelikle kasta dayalı olmayan taksirle yapılan hatalı işlemlerde dahi çok ağır sonuçları olduğu, Bakanlılığımızın Ticaretin kolaylaştırılması politikasıyla örtüşmediği, Revize Kyoto Sözleşmesine aykırı olduğu kısaca GK’nun 234, 235 ve 236. maddelerinde acilen değişikliğe gidilmesinin talep edilmesi gerektiği konusunda ortak kanı oluşmuştur. Ancak Kanunun değişikliğinin belli bir süre alacağı dikkate alınarak Gümrük Yönetmeliği değişiklikleri ve ikincil düzenlemeler üzerinde değerlendirmeler yapılmıştır. 



Gümrük Kanununun 231 inci maddesine “zamanaşımı” bakımından eklenen ikinci fıkra ile ilgili tartışmalar oldukça faydalı oldu. Bu kapsamda “gümrük vergisi alacağına bağlı idari ceza” ifadesi ile Gümrük Kanunundaki hangi cezalarının kastedildiği tartışmasında, Gümrük kanununun 234-238 inci maddeler kapsamındaki cezaların kastedildiği görüşü ağırlık kazansa da Bakanlığımızca bunun değerlendirileceği ve somut olarak hangi cezaların bu kapsama girdiğinin düzenlemeye bağlanmaya ihtiyaç duyulduğu ifade edildi. Konunun tartışmaya açık olduğu da dikkate alındığında, idarelerimizde standart bir uygulama yapılması bakımından Kanunun 231/2 maddesi kapsamına hangi cezaların girdiğinin belirlenmesini Bakanlığımızdan beklemekteyiz.



Aynı başlık altında “gümrük vergisi” ifadesinden “ithalat vergileri”ifadesine geçişle ilgili tereddütler de tartışmaya açıldı. KKDF, Anti-Damping gibi vergilerinin Kanunun 234 üncü maddesi içinde değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve KDV ile ilgili olarak sadece matrah farkı oluşması halinde cezai işlem yapılması gerektiği, tarife değişikliğinden kaynaklı KDV oranı ( %1, %8, ve %18 gibi farklarında ise KDV’si kanununda olmayan bir cezanın uygulanmayacağı da geniş olarak tartışıldı. Bu bakımdan da kesin bir görüş olmadığı, konunun 234. Madde de ithalat vergileri kavramı ile tartışmaya açık taraflarının olduğu ve Bakanlığımızca bu bakımdan da alt düzenlemelerle bazı açıklamalara ihtiyaç duyulduğu ortaya çıkmıştır.



Yine, yeni kanunla gelen değişiklikler kapsamında transitte “belirgin şekilde farklı çıkan eşya” ifadesi ve son Yönetmelik değişikliğinin sorunu çözmek bakımından yeterli olmadığı hususları da görüşmeye açıldı. Türkiye’nin transit geçiş merkezi ve lojistik üssü oluşturma politikasına zarar verdiği, iş barışını bozduğu uluslararası eşya taşımacılığı sistematiğine kesinlikle aykırı oldu, ticaretin doğası nedeniyle hatalı sevkiyatlarında olabileceği, dolayısıyla Bakanlığımızdan bu konu ile ilgili ilave bir düzenleme yapılabileceği izlenimini edindik. Beklentimiz, uluslararası eşya taşımasının gerçekliklerini de dikkate alarak konunun dar kalıplardan çıkartılmasına imkan sağlayacak bir düzenlemenin Bakanlığımız tarafından gerçekleştirilmesidir.



Birinci oturumda ayrıca Gümrük Müşavirleri ve Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirlerinin sorumluluk alanlarının netleştirilmesi ile ilgili de Bakanlığımıza taleplerimiz iletildi. Gümrük müşavirlerinin sorumluluklarıyla ilgili gümrük Kanununun 181 inci maddesindeki “beyanda kullanılan verilerin yanlış olduğunu bildiği veya mesleği icabı ve mutat olarak bilmesi gerektiği” durumların neler olduğunun daha somut olarak ortaya konulması beklentisi Bakanlık yetkililerine iletildi. Bakanlığımızca özellikle Merkez Disiplin Kurulunda bu hususa titiz şekilde dikkat edildiği gelen dosyaların çok büyük bölümünün yaptırım uygulaması olmaksızın karara bağlandığı ifade edildi. 



Birinci gün ikinci oturumda, Yetkilendirilmiş Yükümlü sistemine gümrük müşavirlerinin daha entegre şekilde dahil edilmesi ile ilgili görüşlerimizi Bakanlık yetkililerine bildirme fırsatı bulduk. Bu sistemin zaten gümrük müşaviri olmaksızın yürüyemeyeceğinin genel bir kabul olarak ortaya konulmasından ve üzerinde çalışılacak olmasından memnuniyet duyduğumuzu ifade etmek isterim. 



İkinci oturumda ayrıca ulusal Ortak Transit beyannamelerinde“Beyan Sahibi” kutusu ile ilgili uzun süredir sürdürülen talebin Bakanlığımıza yüz yüze iletilmesi fırsatı bulundu.



Bu konuda Bakanlığımızın da aynı çizgiye gelmiş olduğunu memnuniyetle gözlemledik. Anladığımız kadarıyla sıkıntı teknik altyapıdan ve Ortak Transit programından kaynaklanmaktadır ve bununla ilgili çalışmalar da Bakanlığımızca gerçekleştirilecektir. Beklentimiz bunun en kısa sürede tamamlanmasıdır.



Gerek BİLGE sisteminden kaynaklanan gerekse Risk Analizi Uygulamasından kaynaklı sorunlar hem birinci hem de ikinci gün görüşmelerinde yoğun şekilde ele alındı. GÜVAS sisteminden müşavirlerin daha fazla faydalanması talebimizi de iletme imkanı bulduk. Genel izlenimimiz Bakanlığımızın gerçekçi taleplerimiz konusunda yapıcı olduğu ve bunun için gerekli çalışmaları yapacağı yönündedir. 



Örneğin, Gümrük Yönetmeliğinin 113/2 maddesindeki özetle BİLGE sisteminde ki verilerin yol gösterici mahiyette olduğu ve sistem tarafından yapılan tahakkuktan beyan sahiplerini sorumlu tutan hükmün vergi tahakkukunun idareye ait bir işlem olduğu yükümlünün ise beyanla sorumlu olduğu sistem kaynaklı gelir eksiğinin sonradan talep edilmesinin doğru olduğu, ancak idare tarafından yapılan bir tahakkuk işleminden yükümlünün sorumlu tutulmasının ve ceza düzenlenmesinin tartışılır olduğu genel kabul gördü.



Gümrük Müşavirlerini rahatsız eden 65 yaş üstü ile ilgili sağlık raporu uygulamasında da, yapılan tartışmalar sonrasında, bir iyileştirme beklentisi içine girdiğimizi söyleyebiliriz. Zaten Kanundaki ifade ile genelgedeki ifadelerin birbirleriyle uyumlu olmadığı görüşmelerde açık olarak ortaya çıktı. Bu bakımdan da beklentimiz Bakanlığımızın bir an önce ilgili genelgeyi tamamen kaldırması veya kanuna uygun şekilde iyileştirme yönünde bir değişiklik yapmasıdır. 



Son oturumda Ar-Ge, İnovasyon ve Etik ile ilgili konular üzerinde duruldu. Özelikle İGMD Akademi projemiz çok büyük ilgi ve kabul gördü. Bu bakımlardan Bakanlıkla işbirliklerine Bakanlığımızın açık olduğunu, dernekler tarafında yapılacak çalışmalara başta eğitim olmak üzere her anlamda katkı yapmaya hazır olduklarını müşahide ettik.



Sonuç itibariyle, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile gerçekleştirdiğimiz bu üçüncü çalıştaydan çok olumlu izlenimlerle ayrıldığımızı belirtmeliyim. Son yıllarda Derneklerimizce gerçekleştirilen yapıcı çalışmalara Bakanlık yetkililerince aynı şekilde karşılık verilmesi noktasına gelinmiş olunmasından büyük memnuniyet duyduğumuzu ifade etmek isterim.



Şüphesiz ki bunda, karşılıklı güvenin tesis edilmesi ve konuların çok iyi çalışılarak gündeme getiriliyor olmasının büyük katkısı bulunmaktadır. 



Önümüzdeki günlerde sonuçlarını alacağımıza inandığım bu çalıştay da tartışılan ve çok büyük bölümünde ortak bir görüş oluşan mesleğimizi ve iş hayatımızı yakından ilgilendiren sorunlu konuları ayrıca sıcak takip edeceğimizi belirtmek isterim. 



Bu duygu ve düşüncelerle Çalıştaya katkı veren başta Bakanlık temsilcilerimize, Gümrük Müşavirleri Derneklerimizin yöneticilerine, çalışmalarımıza katkı veren bütün meslektaşlarıma tekrar teşekkür ediyor ve başarılar diliyorum.



Saygılarımla,



Turhan GÜNDÜZ

İGMD Yönetim Kurulu Başkanı



 


Son Yüklenen Diğer Haberler