"Bir Devlet ki! Gümrük işlerini, vergilerini, ülkenin ve milletin ihtiyaçlarına göre düzenlemekten alı konulmuştur. Böyle bir devlete elbette bağımsız devlet denemez."
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
"Bir Devlet ki! Gümrük işlerini, vergilerini, ülkenin ve milletin ihtiyaçlarına göre düzenlemekten alı konulmuştur. Böyle bir devlete elbette bağımsız devlet denemez."

İbni Haldun - Mukaddime

Tarih: 7.03.2013 13:01:00 - Görüntülenme: 31

Zira gelişimin önünde yer alan Bilimsel Atılımlar için zeminin hazır olması gerekirken artan bürokrasinin bu zemini kayganlaştırması çürümenin en büyük sebebi olarak görülmüştür. 



Uygarlık ve bilimsel atılım İnsan düşüncesinin önüne engel konulmamasıyla mümkündür. Uygarlıklar; felsefi öncü konumlarıyla, merkezi siyasi otoriteyle, coğrafi fetihlerle, askeri başarılarıyla ekonomik ilerlemeleriyle ve bilimsel ataklarıyla Uygarlık haline gelirler.



Ancak uygarlıkların birbirleriyle etkileşiminde üstün olan tarafın diğerine baskın gelmesi durumunda, zayıf düşenin doğru ve yanlışlarıyla beraber yutulması da çöküşün bir diğer nedenidir. 



İbni Haldun eserinde Uygarlıkların ortaya çıkması için sebepleri sıralarken büyümenin; 



- Asabiyet Yoluyla: Asabiyet kelime anlamıyla grup hissi hizip duygusu cemaat ruhu belli gruplara mensup fertleri bir diğerine bağlayan manevi rabıta birlik şuuru gibi şekillerde kendini ifade etme biçimi olarak tanımlanabilir. 



Asabiyetin gayesi ve ulaşmak istediği hedef tek kelime ile mülktür,iktidar olmaktır.Hakimiyeti tesis etmek ve Devlet kurmaktır.Gerek Kabile,Gerek Aile,Gerekse Fert asabiyetinin yegane maksadı üstünlük kurmak herkese hükmetmektir.Bu gaye gerçekleşip İnfirat hali(Mutlak ve Rakipsiz Güç) artık duraklamaya sonra gerilemeye daha sonra yok olur.



Asabiyetin en güçlü dönemi olan Mülk ve İnfirat safhası aynı zamanda onun zaafını teşkil eder.Bu durum insan hayatıyla benzerlik gösterir. 



- Bedevilikten Hadariliğe geçişle(ilkel yaşam-Medeniyet):Uygarlığın ilk hali olan kabile anlayışı gelişime ancak Ticaret, Zanaat, Sanat, Bilim, idareyle, Siyaset yoluyla Medeniyet (hadar) halini alır. Bedevilik ve Hadarilik birbirine zıt iki olgudur.Bedevilik gelişime kapalı kalırsa ilkel boyutta kalır. Hadar ise şehirleşmenin ve büyümenin anasıdır. 



- Umranla: Umran kelime anlamı; Mamurluk mamur yer ve abad manalarına gelir. 



Bir yerde Umranın vücuda gelmesi gelişigüzel olmaz Umranın var olmasını gerektirecek sebepler ve şartlar oluşunca Umran zaruri olarak var olur ve kendine has kanunlara göre kurulur ve işler.Sebep ve Şartlar ortadan kalkınca Umran da gerileme ve çöküşe gider. 



- İktisat Yoluyla: İbni Haldun a göre; İktisadi şartları birbirine yakın olan öbür yönlerden bir diğerine benzer.İbni Haldun İktisadın Tarihi şekillendirdiğini savunur



İkinci olarak emeğin önemini ve değerini vurgulayarak bunun bütün kar, gelir, kazanç, mal ve servetin kaynağı olarak görür. 



Üçüncü olarak gıda rejiminin insanın fiziki ve psikolojik bünyesi üzerinde tesir ettiğini söyler. 



Son olarak; ilkel yaşamdan (bedevilik) Medeniyete (hadar) geçmede İktisadın önemli olduğu gerçeğine vurgu yapar. Hatta Medeniyetin çürüyüşünde İktisat en önemli sebeptir. Zira İktisadi şartların bozuk, ticari hayatın ölçüsüz, üretimin dengesiz, tüketimin gelişigüzel, gelir dağılımının adil olmadığı, kazanç ve kar getiren kaynakların eşit veya ona yakın bir şekilde paylaşılmadığı cemiyetlerde sağlam bir Ahlaki hayatın mevcut olmasına ya da yaşamasına imkân yoktur. İktisadi hayattaki bozukluk; Ahlaktaki bozukluğa mutlaka tesir edecektir. Aynı şekilde İktisadi hayattaki doğruluk Toplum Ahlakının da düzgün olmasını temin edecektir. Fakat İçtimai ve siyasi hayatı idare eden Ahlaki kaideler değil bizzat içtimai hayatın kendi kanunlarıdır. 



Geçmiş Geleceğe suyun suya benzemesinden daha ziyade benzer.


Son Yüklenen Diğer Haberler