"Bir Devlet ki! Gümrük işlerini, vergilerini, ülkenin ve milletin ihtiyaçlarına göre düzenlemekten alı konulmuştur. Böyle bir devlete elbette bağımsız devlet denemez."
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
"Bir Devlet ki! Gümrük işlerini, vergilerini, ülkenin ve milletin ihtiyaçlarına göre düzenlemekten alı konulmuştur. Böyle bir devlete elbette bağımsız devlet denemez."

Müteselsil Sorumluluk Uykumuzu Kaçırıyor

Tarih: 4.06.2012 15:47:00 - Görüntülenme: 244

"verginin ödenmesi bakımından alacaklı vergi dairesine karşı muhatap olan kişi" olarak tanımlanmıştır. Mükellef; eşya gümrüğe geldiğinde, gümrük müşavirinin zamanla yarışmasını ve gümrük işlemlerini tamamlayarak eşyasının teslimini sağlaması ister.



Ayrıca yasalarımızda, mükelleflerin doğrudan gümrük işlemlerini takip ettirmek üzere gümrük müşavirlerini istihdam etmelerini ya da dolaylı temsil sıfatıyla gümrük müşavirlerine bu görevi vermelerini zorunlu kılan herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Dolayısıyla bir mükellef, çeşitli yasalarla yüklenen görevlerin yerine getirilmesine yönelik olarak yapılması gereken gümrük işlemlerini kendisi de yapabilir. Bünyesinde bir müşavir çalıştırması, doğrudan temsille gümrük müşavirliği servisi oluşturulması ya da dolaylı temsil yolu ile bu konuda bir veya birden fazla gümrük müşavirlik şirketiyle anlaşma yapılması, bir organizasyon sorunu olup, tamamen işletme sahibinin inisiyatifi ile belirlenir.



 



Bu belirlemelerin doğal bir sonucu olarak, ne bir ücret karşılığında doğrudan işverene bağlı olarak çalışan, ne de serbest görev yapan müşavirler; işverenin veya vergi sorumlusunun vergi ile ilgili yükümlülüklerinin yerine getirilmesi bakımından kamu idaresinin muhatabı olarak kabul edilmezler. Muhatap mükellef ya da vergi sorumlusu gerçek veya tüzel kişidir.



Mükellefler ile müşavirlerin ilişkileri tamamen özel hukuk ilkelerine göre belirlenir. Ortada ya bir iş akdi ya da bir çalışma akdi bulunur. Müşavirler bu getiri karşılığında (ücret ya da serbest meslek kazancı) bir iş yapmayı üstlenir; bu iş, mükellefin gümrük işlemlerini gümrük kanunu 181 maddesine uygun olarak tamamlaması gibi yasalarla belirlenmiş bir kısım işlerdir. Ancak, yasaların asli muhatabı olmamaları nedeniyle sözü edilen işlemleri zamanında ve yasalarda belirlenen şekillerde yerine getirmemeleri ya da eksik yerine getirmeleri halinde mükelleflerin sorumlulukları ortadan kalkmaz. Bu durumda, ancak, özel hukuk kuralları doğrultusunda belirlenen bir dağıtım gereklerinin yerine getirilmemesinden söz edilebilir ki; bu durum da kamu idaresini ilgilendiren bir olgu değildir.



 



Yasalarla öngörülen yükümlülüklerin yerine getirilmesi konusunda bir müşavirden yararlanan mükellef, bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi ya da eksik yerine getirilmesi nedeni ile idare tarafından cezalandırılırsa, özel hukuk kuralları çerçevesinde, müşavirin kusurlu olduğunu da kanıtlayarak zararının tazminini talep edebilir. Doğaldır ki, bu durum bütünüyle mükellef ile gümrük müşaviri arasında söz konusu olacak bir ilişki niteliğindedir. 



4458 Sayılı Gümrük kanunun 181. Maddenin 2. Fıkrasında dolaylı temsilde, temsilcinin yükümlülüğü, beyanda kullanılan verilerin yanlış olduğunu bildiği veya mesleği icabı ve mutat olarak bilmesi gerektiği durumlarla sınırlıdır ifadesinden de anlaşılacağı üzere; denetim elamanları yaptığı incelemelerde Gümrük Müşavirini Müteselsil sorumlu tutulabilmesi için gümrük müşaviri ile mükellef arasında vergi ziyanına uğratma yönünden gizli ticari bir irtibat bulunduğu hususunda somut bir tespit yapılmış olması ve bunu ayrıntılı olarak raporda belirtmesi gerekir. 



 



Denetim elemanları, bulunan matrah farkı ile meslek mensubunun sorumluluğu arasındaki ilişkiyi ilgili meslek mensubunun bilgisine de başvurmak suretiyle inceleme raporlarında net bir şekilde ortaya koyacak ve bulunan matrah farkından meslek mensubunun sorumlu olup olmadığını açıklayacaklardır.



 



Aksi halde gümrük müşavirini direk müteselsilen sorumlu tutmak hukukta iyi niyet karinesi başta olmak üzere, 4458 Sayılı  Gümrük kanunun 181. Maddenin 2. Fıkrasına ve hukukun temel ilkelerine aykırı olur.   



                                                                                    



Borçlar kanunu 386. maddesine göre Vekâlet, bir akittir ki onunla vekil, mukavele dairesinde kendisine tahmil olunan işin idaresini veya takabbül eylediği hizmetin ifasını iltizam eyler. Diğer akitler hakkındaki kanunu hükümlere tâbi olmayan işlerde dahi, vekâlet hükümleri cari olur.



 



Mukavele veya teamül varsa vekil, ücrete müstahak olur denilmek de olup; Vekaleten yapılan işlemlerde içe dönük (hesabına yapılana karşı), temsilen yapılan işlerde dışa dönük (vergi dairesi vb kurumlara karşı) sorumluluk vardır. Kısacası bizler vekaleten gümrük işlemlerini yaptığımızdan dolaylı temsilde olsa bizler vekaleten gümrük işlemlerini tamamlamış sayılırız.



 



Hesabına işlem yapılanın gücü kaynağın ta kendisidir. Güç, kaynak, Ticari menfaat  hesabına işlem yapılanın kendisinde olduğu için sorumluluğunda hesabına işlem yapılan da olmalıdır. Denetim elamanları; 181/2.maddesindeki son değişikliği ve pratikte bakıldığında aslında vekaleten gümrük işlemlerini yaptığımızı yok sayarak halen dolaylı temsilci olmamız nedeniyle gümrük kanununun 181/2.maddesine somut deliller olmaksızın sadece  atıfta bulunularak müteselsilen yükümlülüğümüzü öne sürmektedirler. Ancak bu durum181/2.maddesindeki son değişikliğine, sözleşmelerin ve vekalet işleminin ruhuna tamamen aykırıdır.



 



Saygılarımla…



Zafer Hancar



Gümrük Müşaviri                                 


Son Yüklenen Diğer Haberler