"Bir Devlet ki! Gümrük işlerini, vergilerini, ülkenin ve milletin ihtiyaçlarına göre düzenlemekten alı konulmuştur. Böyle bir devlete elbette bağımsız devlet denemez."
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
"Bir Devlet ki! Gümrük işlerini, vergilerini, ülkenin ve milletin ihtiyaçlarına göre düzenlemekten alı konulmuştur. Böyle bir devlete elbette bağımsız devlet denemez."

Antrepo Rejimi Uygulamalarında Kap Adedi Tamam Olmakla Birlikte Muhteviyat Farklılıkları Meselesi

Tarih: 3.02.2020 01:05:00 - Görüntülenme: 394

Antrepo rejimine tabi tutulmuş eşyanın, kap adedi tamam olmakla birlikte; orijinal kap içindeki muhteviyat farklılığı için uygulanan yaptırımlar makalemizin konusunu teşkil etmektedir.

Anahtar Kelimeler: YGM, Gümrük Müşaviri, Antrepo işleticisi, Genel ve Özel Antrepo, Geçici Depolama Yeri, Kabahat, Suç, İştirak, Sorumluluk 

I.               GİRİŞ

Antrepo mevzuatımızda, gümrük gözetimi altında bulunan eşyanın veya izin verildiği durumlarda serbest dolaşımda bulunan eşyanın ihraç edilmek kaydıyla konulduğu açık ya da kapalı alanlar olarak tanımlanmaktadır. Genel ve özel olmak üzere iki türlü antrepo tipi mevcuttur. Genel antrepo, eşyanın konulması için herkes tarafından kullanılabilen gümrük antrepolarını; özel antrepo ise yalnız antrepo işleticisine ait eşyanın konulması amacıyla kurulan gümrük antrepolarını, ifade etmektedir.

Geçici depolama yerine konulmadan gümrük antrepo rejimine tabi tutulacak eşya antrepo beyannamesi olmadan antrepoya alınamaz. Yani bir eşyanın antrepoya alınabilmesinin ilk koşulu idarece tescil edilmiş bir antrepo beyannamesinin var olmasıdır. Antrepo beyannamesinin hat kriteri belli olduktan sonra idarenin izniyle eşya antrepoya alınabilir.  

Antrepo işleticileri ve kullanıcıları; eşyanın gümrük antreposunda bulunduğu süre içerisinde gümrük gözetimi altında bulunmasını sağlamak, eşyanın iyi muhafaza edilmesi konusunda yükümlülüklerini yerine getirmek ve izinde belirtilen şartlara uymak zorundadır. Aynı zamanda, antrepolarına alınan eşyanın girerken gümrük idaresince tespit edilen miktarı üzerinden ve eğer tespit yapılmamışsa belgelerinde yazılı miktarları üzerinden, antrepoda eşya değiştirilmesinden, gümrük idaresine karşı mali bakımdan sorumludur. Bu sorumluluk, eşyanın gümrük idaresince tespit olunan veya belgelerinde, antrepo beyannamesinde yazılı miktarına ve cinsine göre eksiklik veya değişiklik ortaya çıkması halinde, bunlara ait gümrük vergilerinin ve cezalarının ödenmesini de kapsar.

 

Bu makalede, antrepo rejimine tabi tutulan eşyada meydana gelen ve/veya tespit edilen miktar farklılıklarına ilişkin değerlendirmeler Yetkilendirilmiş Gümrük Müşaviri (YGM) zaviyesinden anlatılmaya çalışılacaktır.  

 

II.            GEÇİCİ DEPOLAMA VE ANTREPO AYRIMI

Geçici Depolama Yeri, Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen ve serbest dolaşımda olmayan eşyanın, gümrüğe sunulmasından sonra gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutuluncaya kadar konulduğu, eşyanın her türlü dış etken ve müdahalelerden korunmasını sağlayacak şekilde yapılmış, taşıtların durduğu, yanaştığı veya indiği yerlerdeki ambar, depo, ardiye veya hangar gibi yerler olarak tanımlanmaktadır.

Antrepo ise, gümrük gözetimi altında bulunan eşyanın veya izin verildiği durumlarda serbest dolaşımda bulunan eşyanın ihraç edilmek kaydıyla konulduğu açık ya da kapalı alanlar olarak tanımlanmaktadır.

1-    Gümrük Kanunu’nun 47’nci maddesi uyarınca, Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen eşya gümrüğe sunulmasından sonra gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutuluncaya kadar geçici depolanan eşya statüsünde olup, geçici depolama yerinde bulunan eşyanın buradan çıkarılması için gümrükçe onaylanmış bir işlem ya da kullanıma tabi tutulması gerekmektedir.

2-    Gümrük Yönetmeliğinin 332 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, geçici depolama yerine konulmadan doğrudan antrepoya konulmak istenilen eşya, antrepo beyannamesinin verilmesi kaydıyla ancak ve ancak antrepoya alınabilir.

Bu çerçevede, geçici depolama yerinde veya direk antrepoya gelen eşyanın antrepoya alınabilmesi için antrepo beyannamesinin verilmiş olması elzemdir. 2009 yılından önce ise eşya antrepoya geçici depolama statüsünde alınabilmekte; denizyolu ile gelen eşya için, özet beyan verildiği tarihten itibaren 45 gün, diğer bir yolla gelen eşya için ise, özet beyanın verildiği tarihten itibaren 20 günlük süre zarfında antrepoda geçici depolama statüsünde depolanabilmekteydi. Antrepolara geçici depolanan eşya statüsünde, eşya konulması uygulamasına yönetmelikle son verildikten sonra iki önemli fiili durumla karşı karşıya kalındı:

1-     Küşat hakkının sağlıklı bir şekilde kullanılamaması,

2-     Manifesto takibatının veya miktar farklılıklarının Gümrük Kanunu’nun 237.maddesi gereğince eşyayı Türkiye Gümrük Bölgesine getirenler nezdinde değil de; antrepo rejim beyanını verenler nezdinde yapılmaya başlanmasıdır.

Özet beyan aşamasında eksiklik-fazlalık tutanağının düzenlenmesi yeni fiili durum münasebetiyle imkansızdır. Zira doğrudan antrepoya gelen eşyanın özet beyan safhasında tespiti yapılmamakta; tespitler, özet beyan bilgilerine göre açılan antrepo beyannamesi üzerinden yapılmaktadır.

Gümrükler Genel Müdürlüğünün söz  konusu uygulamaya yönelik 31.10.2016 tarih ve 19781236 sayılı yazılarında, Özet beyan aşamasında, özet beyan ile eşyanın taşıttan ilk olarak boşaltıldığı yer olan giriş gümrük idaresinde düzenlenen boşaltma listesinin karşılaştırılması neticesinde tespit edilen farklılıklar için özet beyan takibatına gidilmesi, bir rejim beyanında bulunularak buna ilişkin gümrük beyannamesi verildikten sonraki aşamada tespit edilen miktar farklılıkları için ise ilgili rejim hükümlerine göre işlem yapılması gerektiği, talimatlandırılmıştır. Durum bu minval üzereyken, doğrudan antrepoya alınan eşyalarla ilgili olası farklılığın özet beyan aşamasında tespit edilmesinin imkânı da ortadan kalkmış durumdadır.

Bahis konusu fiili durum nedeniyle uygulamada ciddi sıkıntıların yaşandığı da bilinmektedir. Özellikle 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 237.maddesi gereğince, taşıyıcı firma tarafından yapılması gereken eşyanın eksiklik-fazlalık takibatına ilişkin iş ve işlemlerin yeni uygulama münasebetiyle antrepo rejim beyanını yapan firmalar tarafından tekemmül ettirilmesi sonucunu doğurmuştur.

Oysa Gümrük Kanunu’nun 237/5.maddesi “Eşya miktarının gümrük idaresince tespit edilmediği ve rejim beyanının belgelerinde kayıtlı miktarlara göre yapıldığı durumlarda, tespit edilen miktar farklılıkları özet beyan eksiklik veya fazlalığı olarak değerlendirilir. Yapılan özet beyan eksiklik veya fazlalık takibatı sonucunda miktar farklılığı nedeniyle cezayı gerektirir bir durum ortaya çıkması halinde, 234 üncü madde hükümleri uygulanmayarak sadece bu madde hükümlerine göre işlem yapılır.” Hükmüne amir olup, rejim beyanında bulunduktan sonra dahi bu minvalde tespit edilen eksiklik veya fazlalıkların özet beyan eksikliği veya fazlalığı olarak değerlendirilmesi gerektiğini şek ve şüpheye yer vermeyecek netlikte ortaya koymaktadır.

III.  YETKİLENDİRİLMİŞ GÜMRÜK MÜŞAVİRLERİ (YGM) & ANTREPO İŞLETİCİLERİ MESELENİN NERESİNDE

Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirleri ve Antrepo İşleticileri uhdelerinde bulunan antrepolara gelen eşyanın kap (Dış ambalaj) ve tartılması gerekiyorsa miktar itibariyle belgelerinde yazan miktarlara uygun olup, olmadığı yönünden sorumludurlar. Örnek vermek gerekirse 9102 tarife Pozisyonunda beyan edilen 10-Kap; 100-KG “Kol Saati” isimli eşyanın, antrepoya alındıktan sonra sayımı veya muayenesi esnasında 10-Kap olduğu tespit edilmekle birlikte kap içeriğinde tespit edilen beyan farklılıklarından (söz konusu farklılığın antrepoya alındıktan sonra meydana geldiği durumlar hariç olmak üzere) YGM veya Antrepo işleticisinin sorumlu tutulmasının hakkaniyetle bağdaşan bir tarafının olmadığı mütalaa edilmektedir. Zira gerek YGM’nin gerekse antrepo işleticisinin kap içeriğini sayma salahiyeti olmadığı gibi; antrepoya girişte tespit edilen 10-kap içinde ne kadar saat bulunduğunu tespit etme ve ona göre tutanak tutma sorumluluğu da bulunmamaktadır. Sorumluluğu ve bilgisi bulunmayan durum münasebetiyle bu kişilere cezai işlem uygulanmasının hakkaniyete muvafık düşmediği muhakkaktır.    

Diğer yönden, Gümrük Yönetmeliğinin 122. Maddesinde de açıklandığı üzere Muayene, kapların cins, marka, numara ve adetlerini, eşyanın vergiye esas olan ağırlık ve diğer ölçüleri ile gümrük tarife istatistik pozisyonu, menşe ve kıymetine ilişkin beyanın doğruluğunun tespitini kapsar. Muayene işlemi tam veya kısmi muayene yöntemleriyle gerçekleştirilir. YGM ve Antrepo işleticisi muayenenin yapıldığı mekânı muayeneye hazır etmek, her türlü kolaylığı sağlamak, muayenenin antrepodaki eşyalara zarar vermeyecek şekilde gerekli tedbirleri almak suretiyle sonuçlanmasına yardımcı olmak dışında yükümlülüğünün bulunmadığı da malumdur. 

Buna mukabil Gümrük Yönetmeliğinin 522/3.maddesinde Antrepo işleticileri ve kullanıcıların sorumluluğunun, eşyanın gümrük idaresince tespit olunan veya belgelerinde ve antrepo beyannamesinde yazılı miktarına ve cinsine göre eksiklik veya değişiklik ortaya çıkması halinde, bunlara ait gümrük vergilerinin ve cezalarının ödenmesini kapsadığı hükmü mucibince kap içeriğinde meydana gelen farklılıklardan da sorumlu tutulmaktadırlar. Oysa denetleme neticesinde suiistimal ve kaçakçılık dahil yolsuzluk halleri hariç olmak üzere, dış ambalajı itibariyle beyana uygun olup, iç ambalajında (muhteviyatında) farklılık bulunan eşyanın eksiklik veya fazlalığından mezkur kişilerin sorumlu olmamaları gerektiği düşünülmektedir. 

Bu bölüme ilave olarak, antrepoya eşyalar alınmadan önce küşat hakkını sağlık bir biçimde kullanma iradesi elinden alındığı için belgelerine göre rejim beyanında bulunmaktan başka bir çaresi olmayan  Gümrük Müşavirlerinin de yönetmeliğin 563/1.maddesi gereğince imzaladıkları beyanname ile ilgili cezai hükümlerin uygulanması açısından beyannamede belirtilen bilgiler ile beyannameye ekli belgelerin doğruluğundan ve ilgili rejimin gerektirdiği bütün yükümlülüklere uyulmasından sorumlu olduklarından beyannameye ekli belgelerin yanlış olması (fatura- konşimento vesaire belgelerde usulsüzlük-tahrifat yapılması vb. gibi) hali hariç olmak üzere sonradan tespit edilen miktar farklılıklarından ötürü Gümrük Müşavirinin dahli bulunmayan husus için cezai hükümlere muhatap edilmemesi gerektiği düşünülmektedir.

Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirleri (YGM) ile Antrepo İşleticilerinin iştirak kapsamında değerlendirilebilmesi için eyleme bilerek, isteyerek ve kasıtlı bir şekilde dahil olduğunun 2 seri nolu Gümrük Genel Tebliğinin (tahsilat işlemleri) 6. Ve 14.maddesinde belirtilen kriterler göz önünde bulundurulmak suretiyle somut bir şekilde ortaya konulması elzemdir. 

IV. DEĞERLENDİRME VE SONUÇ:

Antrepoda bulunan eşya tahtında yapılan muayene, denetleme, teftiş gibi kontroller sonucunda tespit edilen miktar ve cins farklılıklarının öncelikle nereden kaynaklandığının tespit edilmesi, antrepo işleticisi ile kullanıcısının veya YGM’nin suiistimal, kusur ve sorumlulukları dahilinde bulunmayan farklılıklardan dolayı bu kişilere cezai yaptırım uygulanmamasının gerektiği düşünülmektedir.    30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 14 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında iştirak hükümlerinin uygulanabilmesi için, para cezasına konu kabahat fiilinin kasıtla yani bilerek ve istenilerek işlenmiş olması gerektiği de göz önünde bulundurulduğunda antrepo içerisinde vuku bulmayan farklılıklardan kaynaklı yaptırımlar dairesine zikredilen kişilerin de dahil edilmesi adil bir yaklaşım olamayacağı izahtan varestedir.

Gümrük Kanunu’nun 236.maddesine istinaden işlem tesisi gerektiren durumlarda (Antrepoda meydana gelen eksiklik/fazlalık, izinsiz eşya çıkarılması, eşya farklılığı, eşyanın değiştirilmesi, vb. gibi) mevzuatımızdaki “iştirak ve Sorumluluk” hükümleri çerçevesinde titiz ve hassas bir çalışma yapılmadan cezai işlemlerin uygulanması hak mahrumiyetlerini de beraberinde getireceği muhakkaktır.

Başta Gümrük Müşavirleri olmak üzere, Gümrük Ve Dış Ticaretin tüm paydaşları, suçluya anasından emdiği sütü burnundan getirecek cezayı tatbik ettirmekle birlikte; suçsuzu tereyağından kıl çeker gibi olay örgüsünden sıyırıp alacak yasal dayanaklara ve uygulayıcılara her daim minnettar olacaktır.  

Haki DEMİRTAŞ

Yetkilendirilmiş Gümrük Müşaviri

(29.01.2020)

 

Kaynakça

-4458 Sayılı Gümrük Kanunu

-4458 Sayılı Gümrük Kanunu'na bağlı Gümrük Yönetmeliği

-5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu

-Gümrük Genel Tebliği (Tahsilat İşlemleri) (Seri No: 2)

-Gümrükler Genel Müdürlüğü'nün 31.10.2016 tarihli 19781236 sayılı tasarruflu yazısı

-Gümrükler Genel Müdürlüğü'nün 25.08.2017 tarihli 27475636 sayılı tasarruflu yazısı

-İstanbul Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü'nün 20.06.2017 tarihli 25877519 sayılı yazısı

-İstanbul Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü'nün 10.05.2017 tarihli 24862582 sayılı yazısı

Son Yüklenen Diğer Haberler